Metin Kurt’u Anıyoruz

0
215
Metin Kurt’u Anıyoruz
Yazıyı Puanlayın

Komünist futbolcu, Milli sporcu, Spor Emek-Sen kurucusu, spor adamı Metin Kurt’un ölümünün üzerinden 6 yıl geçti. Haber.bet ekibi olarak büyük spor adamını saygıyla anıyoruz.

Çizgi Metin” olarak da bilinirdi, tribünlerin dibinde saha çizgisine yakın oynamasını “halka yakın olmak için” diye açıklamıştı. Komünist futbolcu Metin Kurt, sporda paranın saltanatına boyun eğmeyişiyle, sporu, sporcuyu ve sporla buluşturmayı görev bildiği halkı birbirinden ayırmadan sevişiyle tanındı.

Sadece “oyunuyla” değil, koruduğu, geliştirdiği ve yarattığı değerlerle de tarihsel bir kimlik kazandı.

Ona hâlâ çok borçluyuz: Yüzbinlerce emekçinin aylarca çalışarak kazandığı parayı “işsizlik maaşı” olarak alanların, sadece kendisinin değil sevenlerinin yetenek ve emeğiyle yaratılmış spor kariyerini iktidara meze yapanların, sermayenin düdüğünü yeşil sahalarda da öttürenlerin karşısına onun yarattığı değerlerle, onu işaret ederek çıkıyoruz.

Onun “futbol borsada değil, arsada güzel” sözü bir çoğumuzun halen belleğindedir.

Şampiyonluğu hep para babalarının elinde tuttuğu, atılan gollerin hep emekçilerin kalesine girdiği endüstriyel futbolu kutsayan, şirketleşmeyi “futbolumuzdaki büyük ilerleme” olarak sunan, futbol sahalarına takımların, emektar futbolcuların, spora yarar sağlamış insanların değil de şirketlerin adlarını veren bir karanlığın halkın üzerine çöktüğü bir zamanda, onun şahitliği, yetenek ve emek ürünü futbolculuğu bize ışık tutuyor.

Metin Kurt, şimdilerde fazlasıyla artan, kazanılan kupa ya da başarılarıyla övünen, harcadıkları ya da istedikleri paralarla popülerleşen ve lümpen yaşamlarıyla sivrilen sporculardan biri hiç olmadı, bunlarla sivrilmedi.

Ona boşuna Spartaküs’ün isyanının yeşil sahalardaki ismi demiyorlardı. Onun bir dünya görüşü vardı. Bunun uğruna sevdiği takımdan uzaklaştırılmayı göze aldı. Zamanında, Galatasaray eski teknik direktörü İngiliz Brian Birch’ün İstanbul’a son gelişinde bir gazeteye göz atıp, "Metin Kurt’u arıyorum. Daha başbakan olmadı mı?" sorusu kendisine sorulmamalıydı aslında. Onun derdi başbakanlık hiç olmadı, o halkının yanında, eyleminde yer aldı; TEKEL’de, ilk sporcu grevinde, ilk sendika girişiminde… Egemen sınıfın dayattığı futbol anlayışının karşısında durdu ancak bu konumlanması onun için bir sözden ibaret değildi. O, mücadele etmeyi seçti. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Evolution Gaming'e Ağır Soruşturma

Onun için mevcudu reddetmenin anlamı, başka bir düzeni talep etmekle ilgiliydi. Ağır koşullarda yaşadı, yaşamayı kendisi tercih etti ve tüm bu koşulları egemenlerin kendisine saldırması ile tecrübe etti. Onlar için Metin Kurt ‘sorunlu ve sorun çıkaran’ bir adam olarak tasvir edildi. “Günümüzde spor, bir oyun değil. Sporcular da oyuncu değiller. Spora damgasını vuran burjuva rekabet ideolojisi onu metalaştırmış; sporcuları da spor işçisi konumuna sokmuştur. Mahallede oynadığımız futbolla, kurumsallaşmış organizasyona girdiğimizde yaptığımız iş aynı şey değil.  İlk çözülmesi gereken, futbolu profesyonel-amatör ayrımına tabi tutmanın yanlışlığına bir son vermek. Sporcunun amatörü ve profesyoneli olabilir. Ancak spor, bütün düzenin bir yansımasıdır ve egemen güçlerin iktidar araçlarından biridir” derken korkmadı, suratlarına çarpmaktan kelimelerini…

METİN KURT RÖPORTAJINDAN:

“Yıldız yokuşunda belediye otobüsleri ile yarışıyordum, Beşiktaş’tan Etiler sapağına kadar… Otobüs duraklarda durup yolcu indirip bindirdiklerinde duruyor, nefes alıp vererek kültür fizik hareketleri yapıyordum. Hareket ettiğinde yine yarış başlıyordu, gelecek durağa kadar. Etiler sapağına dek süren bu yarış, o noktadan sonra aşağıya Beşiktaş’a doğru devam ediyordu. Artık otobüs şoförleri bile tanıyordu beni. Seneler sonra Galatasaray’da oynadığım zamanlarda da bu yöntemi yine aynı güzergahta kullandım. Bir gece durakta duran otobüsün camından başını çıkartan bir şoför beni tanıyıp 'Yine eski günlerdeki gibi, değil mi Metin?' diye sordu."

1970'de Galatasaray'a transfer olan Metin Kurt, altı sene formasını giydiği kulübüyle üç lig şampiyonluğu yaşadı.

1976 yılına kadar Galatasaray'da top koşturan Metin Kurt, son senesinde diğer futbolcuların aksine hak arayışında bulunduğu için beş arkadaşıyla beraber kadro dışı bırakıldı. Diğer isimler özür dileyerek bu işten kurtulurken Metin Kurt, Kayserispor'un yolunu tutmak zorunda kaldı.

Üç sezon Kayserispor'da oynayan Metin Kurt, o dönem bir iş kolunda sendikanın gerilememesi için bir metal fabrikasında işe girdi.

Metin Kurt'un dürüstlüğü ve sendikaların yanında oluşu Kayserispor'da da sorunlarla yol açıyordu. Kulübün ikinci ligde şampiyonluk yarışı verirken daha dolu tribünlere oynadığı için birinci lige çıkmayı istememesini taraftarla paylaşınca kadro dışı bırakıldı. Daha sonra taraftar baskısıyla takıma geri dönen Metin Kurt, sözleşmesi sona erince 31 yaşında futbolu bıraktı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Ekonomik Kriz ve Bahis

2009 yılında Spor Emekçileri Sendikası’nı (Spor-Sen) kuran Metin Kurt, futbola bu ülkede herkesten daha farklı bir bakış açısıyla yaklaştı. 2010 yılının sonunda Metin Kurt bu sefer başka bir sendikanın kurulmasına öncülük etti: Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası (Spor Emek-Sen).

2011 genel seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi'nden İstanbul Milletvekili adayı oldu.

''Halka en yakın yer neresi? Çizgi. Ben de çizgide beklerdim. Antrenör ve idarecilerin olduğu tarafta oynamayı sevmiyorum. Kapalının önünde oynamamak için bir devre sağ açık, bir devre de sol açık oynardım.''

”Tabanı olmayan spor 'emek batakhanesi'dir. Bizler futbolu bir oyun olduğu için sever ve oynardık. Artık futbol, para, son model arabalar ve güzel mankenler için oynanıyor.”

”Ülkemizde spor hiçbir zaman halkın yararına kullanılmamıştır. Çarpık bir seyir endüstrisinin üstüne monte edilmiş bir yutturmacadır.”

 Metin Kurt, 24 Ağustos 2012'de kalp yetmezliği sonucu hayata veda etti.

METİN KURT KİMDİR, BİYOGRAFİSİNE BURAYI TIKLAYARAK ULAŞABİLİRSİNİZ.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya yazınız